Bekir Sıtkı's profileBekir Sıtkı adlı kullanı...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    May 01

    TONGUE FU - SÖZLÜ DÖVÜŞ SANATI - SAM HORN

    Sam HORN tarafından yazılmış ve Zülfü Dicleli tarafından Türkçeye çevrilip Boyner Holding Yayınları tarafından 1997 yılında basılmış olan TONGUE FU - Sözlü Dövüş Sanatı isimli kitabın özetine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
     
    April 04

    HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ EKONOMİ BÖLÜMÜ 1982 MEZUNLARI

    MEZUNİYET TARİHİ ÜZERİNDEN GEÇEN ÇEYREK ASIRA RAĞMEN ARKADAŞLIK RUHUNU KAYBETMEYEN , BÜYÜK DOSTLUĞU DEVAM ETTİRENLERİN SİTESİ .

    http://ekonomi82.googlepages.com/

     
    March 27

    AUBREY BEARDSLEY VE SANATI

    AUBREY BEARDSLEY VE SANATI

    ingiliz Art Nouveau ( Yeni Sanat ) hareketinin en ünlü sanatçılarından Aubrey Beardsley'in sanatına ilişkin olarak Erin Smith tarafından yazılan makalenin türkçe çevirisine aşağıda verilen linkten ulaşabilirsiniz.


    http://bsgurler.googlepages.com/

    Art Nouveau , Yeni Sanat . Fin de Siecle , Yüzyılın Sonu

    March 20

    Kitap Özeti - ŞU ÇILGIN TÜRKLER

     

     

    Sayın Turgut ÖZAKMAN tarafından yazılan Şu Çılgın Türkler  isimli kitabın özetine aşağıda verilen linkten ulaşabilirsiniz. Kitap mutlaka okunması ve okutturulması gereken bir kitap.

     

    http://bsgurler.googlepages.com

     

     

    March 02

    TEFENNİ TARİHİ

     
     

    Tefenni’ deki yerleşimin Tunç çağına kadar uzandığı tespit edilmiştir. Tefenni merkez sınırları içinde kalan  , ilçenin 5 km batısındaki Eşeler Dağı  eteklerinde ,  Gövarık krom madeni işletmesinin 200 m. güneyinde , Eşeler yaylası ( Tefenni Yaylası ) üzerinde bir Roma çağı yerleşmesi tespit edilmiştir. Bu yerleşmenin 1 km kadar güneyinde    yer alan Yedi Kardeşler Mezarlığı mevkiinin üst kesiminde  keramikler bulunmuştur. Bulunan bu keramikler burada bir tunç çağı yerleşmesinin varlığına tanıklık etmektedir. Tefenni’nin 4 km batısındaki  HARAPLANLI  kesiminin Roma imparatorluk çağında yoğun olarak  iskan edildiği , burasının ilk kez M.Ö. 2500-2300 yılları arasında yerleşmeye sahne olduğu anlaşılmıştır.Tefenni’nin güneybatısında , Adalet Lojmanlarının üst kesimindeki kayalık sırtta, 4.5 metre yüksekliğinde doğuya yönelik kaya üzerinde , ilk olarak keşfedildiği 1887 yılında 53 tane olan , ancak erozyon ve define arayıcıları tarafından tahribi nedeniyle, günümüzde 23 tane kalan atlı tanrı figürleri bulunmaktadır. (Mehmet ÖZSAİT , Burdur İli Yüzey Araştırmaları , 2005)

     

                        MÖ. 800 - 500 yılları arasında Bizans çağında İstefani olarak anılan Tefenni, 13.yy. kadar Bizans yönetiminde kalmış, bu tarihten sonra Türkmenlerin, Selçukluların ve Osmanlıların eline geçmiştir. Eski Tefenni’nin  bulunduğu yer Eşeler ormanının eteklerinde HARAPLANLI mevkiinde idi . 1882 yılında yörede meydana gelen deprem sebebi ile eski yerleşim merkezini  terk eden     kasaba halkı  çeşitli yerlere dağılmış , pek azı şimdiki  Tefenni ’nin içinden çıkan  Kocapınar suyunun etrafına yerleşmişlerdir. Selçuklular zamanında Hamitoğullarına bağlı olarak idare edilmiş ve Gölhisar Beyliğine bağlanmıştır. Daha sonra Osmanoğulları Beyliğinin hakimiyeti ele geçirmesiyle, Tefenni ’de Osmanlı Beyliğine geçmiştir. O dönem 80-100 hane olan Tefenni’ deki hane sayısı  Çömek aşiretinin buraya yerleşmesiyle artmıştır. 1886 yılında Tefenni ismini alarak kaza merkezi olmuş ve Konya vilayeti Burdur Sancağına  bağlanmıştır. “ Memalik-i Osmaniye’nin Mufassal Tarih ve Coğrafya Lugatı “  adı eserde Burdura ilişkin olarak “ ………Burdur livası , Konya Vilayetini terkib  iden beş sancağın en garba düşeni olup, şimalen Hüdavendigar garben Aydın vilayetleri, cenuben Teke sancağı ve şarben Hamidabad livası ile muhaddır. ……………….. Livanın nüfus-ı mevcudesi 56.237 olup, müştemelatı 111 karye ve Burdur ve Tefenni namıyla iki ve Burdur 'a mülhak Ağlasun ve Kemer ve Tefenni'ye merbut Gölhisar namıyla üç adet nahiyeden ibarettir……..… “  denilmektedir. O tarihlerde Tefenni; 29 camii,4 mescit,63 okul, 17 medrese,7 yağhane,4 değirmen,6 fırın  2 mağaza,18 dükkan, 1 han ve 1 çiftlik ile 7-8 bin nüfuslu bir yerleşim yeri idi.  

     

                        Günümüzde ilçede tek tarihi dinsel yapı Merkez Çarşı (Hasanpaşa Seyitoğlu Vakfı) Camiidir. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan ve Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 09.04.1983 tarih ve A-4242 sayılı kararı ile eski eser olarak tescili yapılan söz konusu  caminin yapılış tarihi ve mimarı bilinmemektedir. Yapı şekli ahşap “ ön cephesi 75 - 80 cm. kalınlığında duvar “ olup çok kenarlı içten kubbelidir, çatısı saçla kaplıdır. Tek şerefeli bir minaresi vardır.

    http://bsgurler.googlepages.com/

     

     

     

    February 26

    GİRİŞ

     

      http://bsgurler.googlepages.com/

     

       Yaşlı ninemin başı yazmalı ,

     Anamın başı başörtülü,

     Genç kızımın başı türbanlı,

     Torunum kara çarşaflı,

     

     

    “ Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” diye başlamıştı Yeni Hayat isimli romanına Orhan Pamuk. Ben de bu yazıma    “Her şey bir film ile başladı” diyerek giriş yapmak istiyorum. Gerçekten de yukarıda ifade ettiğim türde geriye doğru bir değişimin yaşandığı günümüz Anadolu’ sunda, yüz yıllarca önce, Ortaçağda,  at binip kılıç kuşanan kadınların olabileceği aklıma dahi gelmezdi. Ta ki  Ezel  Akay’ın “ Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü” isimli filmini izleyene kadar. Filimde savaşta ve barışta erkeğin yanında yer alan, at binip kılıç kuşanan kadınları görünce çok şaşırdım, önce, onların filmi renklendirmek, çekiciliği arttırmak için konulmuş unsurlar olabileceklerini düşündüm. Ancak sonra, Ayşe Hatun ve diğer kadınlar acaba gerçekten var mıydı sorusu aklıma   takıldı  kaldı. Bu merakı gidermenin bir tek yolu vardı; oda araştırmak. Bende öyle yaptım ve bu araştırma sonucu anladım ki gerçekten de tarihte,  Anadolu’nun Türkleşmesi sahnesinde;  savaş zamanında erkeğin yanında at binip kılıç kuşanan, düşmana karşı yurdunu savunan, barış zamanında,  yine erkekle birlikte, yurdunu imara çalışan kadınlar yer almıştı ki bu kadınlar bizim kadınlarımız, bacılarımızdı. Onlar Baciyan-ı Rum yani Anadolu Bacıları idi. Ki onlar, tarihte, Anadolu’nun Türkleşmesinde ve Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşunda rol oynamış 4 taifeden biri idi ;

     

     "Gaziyân-ı  Rûm"    (Anadolu Gazileri) ,

     "Ahiyân-ı    Rûm"    (Anadolu Ahileri),

    "Abdalân-ı   Rûm"   (Anadolu Abdalları ) , ve

    "Bacıyân-ı   Rûm"    (Anadolu Bacıları)

     

    Bu sayfada genelde 4 taife özelde Anadolu Bacılarına ilişkin yayınlanmış makaleler yer alacaktır.

     

     

     

                        

                                                       

                                                                              Bekir Sıtkı Gürler

                                                                                  Şubat 2007                                             

      http://bsgurler.googlepages.com/